SİZ DE RİSK ALTINDA OLABİLİRSİNİZ

İdrar yolu taşlarının, böbrekte yahut idrar yollarının rastgele bir yerinde oluşan,
idrarda çözülemeyen ve atılamayan kimyasal unsurların vakitle kristalleşmesi ve birikmesi
ile oluşan sert cisimlerdir.
Böbrek ve idrar yolları taşlarının %80’i kalsiyum içeren taşlardır. İdrarda bazı
hususların yoğunluğunun taş oluşumunun yönlendirmektedir. Bilhassa beslenme şekli ve
iklim özellikleri üzere çevresel etkenler, idrarda atılan kristallerin ağırlaşmasına,
kümeleşmesine ve birikip ‘taş’ oluşumuna sebep olmaktadır. Kristal ağırlaşması ve taş
oluşumu, böbrekte ‘nefron’ olarak isimlendirilen ve her böbrekte bir milyon kadar olan tubüler
(boru şeklinde) yapılarda başlamaktadır. Nefronların vazifesi, kanı süzmek ve atılması gereken
artıkları idrar olarak atmaktır.
Günlük sıvı alımı 1.5 lt’nin altında olanlarda, taş hastalığı riski daha fazladır. Diyet
yaparken; kalsiyum, oksalat, sodyum ve karbonhidratların gereğinden fazla alınması, yetersiz
ölçüde turunçgil tüketimi ve çok derecede güneş ışınlarına maruz kalmak taş hastalığı için
risklidir.
Üriner sistem taş hastalığı tüm dünyada %5 – 10 oranında görülmektedir. Ancak
hastalık sıcak iklimlerde ve kurak dağlık kesitlerde daha sıktır. Birtakım genetik meseleler,
metabolik bozukluklar ve en değerlisi beslenme, hayat biçimi ve çevresel etkenler (iklim-
sıcaklık-su kaynakları) hastalığın oluşumuna sebep olmaktadır.
İdrar yolu taş hastalığı; erkeklerde bayanlara oranla 23 kat daha fazla görülmektedir.
Ailevi taş hastalığı olanlarda yüzde 25 risk vardır. Hareketsiz ömür şekli da taş hastalığında
tetikleyici faktörlerdendir. Doğuştan böbrek ya da idrar kanalında anatomik bozukluğu
olanlarda, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu geçirenlerde ve idrar yollarının rastgele bir
bölgesinde darlık gelişen hastalarda daha fazla görülür.

Başa dön tuşu